Eşin Giyimine Karışma Sebebiyle Boşanma Davası

Giyim konusunda eşlerin birbirlerine saygılı olmaları gerekmektedir. Sosyal şiddet örneklerinden olan giyim konusundaki davranışlar, baskıda bulunmak şeklinde gerçekleşebileceği gibi giyim konusunda aykırı davranmak şeklinde de gerçekleşebilir.

Eşlerin giyim konusunda baskıda bulunmaya yönelik hareketleri sosyal şiddet kapsamında olup boşanma sebebi sayılmaktadır.

Baskıcılığa örnek olarak; eşine örtünmesi için baskıda bulunmak, eşine çarşaf giymesi için baskıda bulunmak, eşine kendi isteği doğrultusunda giyinmesi için baskıda bulunmak ve eşine çağdaş kıyafetlere aykırı giyinmesi için baskıda bulunmayı sayabiliriz.

Eşlerin giyim konusunda aykırı davranışları da yine sosyal şiddet kapsamında olup boşanma sebebi sayılmaktadır.

Aykırılığa örnek olarak; eşinin olağan giyimine karışmak, eşinin giyimine ailesinin müdahalesine seyirci kalmak ve eşinin rızası dışında çağdaş kıyafetlere aykırı giyinmeyi sayabiliriz.

Aşağıda müvekkillerden gelen soruları Yargıtay kararları çerçevesinde cevaplayarak siz değerli okuyuculara bilgi vermeye çalışacağız.

Yargıtay giyinme konusunda baskıda bulunmayı sosyal şiddet saymış ve boşanma sebebi olarak kabul etmiştir.

“… davalı-davacı kadının kocasına sürekli olarak hakaret ettiği, davacı-davalı kocanın da, karısına giyim tarzı konusunda müdahale ederek örtünmesi için sürekli baskıda bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 17.03.2011 tarih, 2010/3765 E., 2011/4773 K.)

Yargıtay giyinme konusunda baskıda bulunmayı sosyal şiddet saymış ve boşanma sebebi olarak kabul etmiştir.

“…Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiştir. Toplanan delillere göre eşine ve çocuklarına şiddet uygulayan, tarikata girmeleri ve çarşaf giymeleri konusunda eşine ve kızlarına baskı yapan, çocuklarını istemeyen davalı kocanın boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Durum böyleyken mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine dayanılarak davacı kadının manevi tazminat isteminin reddedilmesi doğru olmamıştır…” (2.HD., 28.06.2012 tarih, 2011/23168 E., 2012/18062 K.)

Eşine kendi isteğine uygun giyinmesi için baskıda bulunmak, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet verecektir.

“…davalının, karısına fiziksel şiddet kullandığı, kendi isteğine uygun giyinmesi için onu zorladığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 02.02.2009 tarih, 20577 E., 1122 K.)

Anayasa’nın temel hükümleri tüm bireyleri bağlar. O halde kimse çağdaş kıyafet giymemeye zorlanamaz.

“…Davacı kadının temyizine gelince; yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalı kocanın davacı karısına çağdaş kıyafetlere aykırı giyinmeye zorladığı ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 15.03.2006 tarih, 19038 E., 3479 K.)

Olağan giyime karışmak Yargıtayca kabul görmüş bir boşanma sebebidir.

“…. Davalının eşine fiziki şiddet uyguladığı ve evlenmelerinden kısa bir süre sonra evde pantolon giydiğinden bahisle davacıyı getirip baba evine bıraktığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 25.04.2012 tarih, 2011/13463 E., 2012/10843 K.)

Eşinin giyimi konusunda ailesinin müdahalesine seyirci kalmak giyim konusunda aykırı davranmaya ilişkin sosyal şiddete yönelik bir davranış olduğundan bir boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

“…evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda birlik görevlerini yapmayan ve eşinin giyim tarzına ailesinin müdahalesine sessiz kalan davacı koca yanında, eşine sürekli küfür eden davalı kadın da kusurludur. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 11.02.2008 tarih, 4355 E., 1294 K.)

Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on linkedin
LinkedIn
Share on facebook
Facebook

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazar

Av. Koray GÖKOĞLU

Size Yardımcı Olabiliriz

Hukuki sorununuzu çözüme kavuşturmak için sabit ücretli tekliflerimizi inceleyin!

Ücretsiz Boşanma Analizi

Kolay ve hızlı bilgiye ulaşmak için Boşanma Analizi'ni deneyin!