Eşin Evden Uzaklaştırması Sebebiyle Boşanma

Aile kavramı Türk toplum geleneğinde en üstün yapıdır. Bu yapının bütünlüğü ve parçalanmaması sağlanarak aile kavramı ayakta tutulmaktadır. Dolayısıyla eşler birbirlerinden uzaklaşmadan birlik gereklerini yerine getirerek, beraber bir hayat sürdükleri süre boyunca evlilik için üzerilerine düşen sorumlulukları tamamlamış olacaklardır. Bu birlikteliği bozmak isteyen ve eşini evinden uzaklaştıran taraf boşanma konusunda kusurlu sayılacaktır.

Uzaklaştırma aile yanına/baba evine bırakma şeklinde olabilir. Örnek olarak eş hamile iken, doğum sonrasında, gece yarısı veya bayram bahanesiyle aile/baba evine bırakmayı sayabiliriz.

Yine uzaklaştırma eylemi akraba yanına bırakmak ve üçüncü kişilerin yanına bırakma şeklinde de gerçekleştirilebilir.

Evden kovmak da uzaklaştırmaya örnek olarak verilebilir.

Eşlerden birisi yurt dışına gidiyor ve eşinin isteğine rağmen onu yanında götürmüyorsa bu da uzaklaştırma sayılacaktır. Fakat başvuruya rağmen çalıştığı ülkenin eşine izin vermemesi ve eşi yanında götürememe uzaklaştırma sebebi olarak sayılmayacaktır.

Öte yandan eşin eşyalarını atmak ve kapı kilidini değiştirerek eşin eve girmesini engellemek de uzaklaştırma eylemleri arasında sayılmaktadır.

Medeni Kanunda evlilik birliğinin kendilerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmeyen eş, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olacaktır. Aşağıda müvekkillerden gelen soruları Yargıtay kararları çerçevesinde cevaplayarak siz değerli okuyuculara bilgi vermeye çalışacağız.

Yargıtay eşin uzaklaştırmaya yönelik bu eylemini birlik görevlerini yerine getirmeme şeklinde saymış ve boşanma sebebi olarak kabul etmiştir.

“… davacı-davalı kocanın sürekli alkol aldığı, birlik görevlerini yerine getirmediği; davalı-davacı kadını baba evine bırakıp gittiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 20.11.2007 tarih, 2554 E., 16112 K.)

Birlik görevlerini yerine getirmeme ile bağlantılı olarak hamile iken eşi evden uzaklaştırmak da, Yargıtay tarafından geçimsizlik ve boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

“…davalının davacıyı hamileyken baba evine bıraktığı, arayıp sormadığı ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 22.03.2001 tarih, 2638 E., 4285 K.)

Doğum sonrası gerçekleşen bu uzaklaştırma eylemi de, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet verecektir ve boşanma sebebidir.

“…davalı-davacı kocanın eşini doğumdan hemen sonra ailesi yanına bıraktığı, birlik görevini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 05.04.2004 tarih, 3622 E., 4296 K.)

Gece vakti baba evine bırakma da, Yargıtay İçtihatları çerçevesinde bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…eşine fiziksel şiddet uygulayan, gece yarısı baba evine bırakan, birlik görevlerini yerine getirmeyen davalı kocanın kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” (2.HD., 02.02.2009 tarih, 20524 E., 1201 K.)

Gece vakti baba evine bırakma da, Yargıtay İçtihatları çerçevesinde bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“…eşine fiziksel şiddet uygulayan, gece yarısı baba evine bırakan, birlik görevlerini yerine getirmeyen davalı kocanın kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.” (2.HD., 02.02.2009 tarih, 20524 E., 1201 K.)

Yargıtay eve almama fiilini aile düzenini bozduğunu kabul ederek duygusal şiddet saymış ve bu hususu bir boşanma sebebi olarak kabul etmiştir.

“…davalının eşini eve almadığı ve ona karşı ağır hakaretlerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 23.11.2004 tarih, 11441 E., 13794 K.)

Yargıtay içtihatları çerçevesinde bu husus bir boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

“…davalının eşini küçümsediği ve evin kilidini değiştirdiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 17.01.2008 tarih, 19744 E., 240 K.)

Evden kovma eylemi Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

“…Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacının evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği, davalıyı ve iki çocuğunu dışarı attığı, davalının da başka bir erkekle yaşadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 03.12.2007 tarih, 3178 E., 16883 K.)

Evden kovma eylemi duygusal şiddete bir örnektir ve geçerli bir boşanma sebebidir.

“… davalı kadının kocasının anne ve babasını evden kovduğu, tarafların birbirlerini aşağıladığı davacı kocanın da karısını bıçakla tehdit ettiği, evden kovduğu, boşanmaya neden olan olaylarda davacı kocanın daha ağır kusurlu bulunmasına karşı TMK 166/2.maddesi koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı dava açmakta haklıdır…” (2.HD., 12.06.2007 tarih, 20585 E., 9946 K.)

Eşin yurt dışına giderken yanında götürülmemesi Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmiştir.

“… Tarafların evliliği 4 yılı bulmasına rağmen davacının isteğine rağmen davalının karısını yaına yurtdışına götürmediği, infak ve iaşesini sağlamadığı, Türkiye’ye senelik izinlerinde geldiğinde de karısına ilgisiz olduğu toplanan delillerden anlaşılmış olup davalının bu tutumu evlilik birliğini temelinden sarsıcı nitelikte olup boşanmaya karar verilmesi gerekir…” (YHGK, 05.11.1997 tarih, 706 E., 902 K.)

Eşyaları kapının önüne, çöpe, dışarı veya başkasının yanına atmak duygusal şiddet sayılarak Yargıtay tarafından geçerli bir boşanma sebebi olarak kabul edilmektedir.

“…davalı kocanın karısını evden kovduğu, eşyalarını kapı önüne bıraktığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir…” (2.HD., 04.07.2012 tarih, 2012/198 E., 2012/18673 K.)

Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on linkedin
LinkedIn
Share on facebook
Facebook

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazar

Av. Koray GÖKOĞLU

Size Yardımcı Olabiliriz

Hukuki sorununuzu çözüme kavuşturmak için sabit ücretli tekliflerimizi inceleyin!

Ücretsiz Boşanma Analizi

Kolay ve hızlı bilgiye ulaşmak için Boşanma Analizi'ni deneyin!